8 Ağustos Erenköy
Bir an gözlerinizi kapatın!
Güneşin altında özgürce nefes alabildiğiniz bugünlerden çıkıp, kendinizi Erenköy’ün karanlık yer altı sığınaklarında hayal edin.
Üzerinizde aralıksız yağan bombalar.
Her patlamada toprağın biraz daha üzerinize çöktüğünü hissediyorsunuz.
Gün ışığını günlerce göremeden, nemli taş duvarların arasında, daracık yer altı sığınaklarında yaşamaya çalışıyorsunuz.
Bir yanda açlık. Bir yanda susuzluk. Bir yanda ise her an son nefesinizi verebileceğiniz gerçeği.
O küçük yer altı yaşam alanlarında çocuklar, anneler, yaşlılar ve mücahitler, aslında bir halkın var olma umudu birlikte nefes almaya çalışıyordu.
Temiz hava girebilsin diye kendi imkanlarıyla oluşturdukları ilkel havalandırma sistemleriyle hayata tutunan insanlar., Çocuklarını sessizce kucaklayan anneler, Ellerindeki son lokmayı arkadaşlarıyla paylaşan mücahitler ve her bombardımanda, “Acaba sabahı görebilecek miyiz?” sorusuyla bekleyen yürekler.
Ama bütün yokluklara, kuşatılmışlığa ve ölümün gölgesine rağmen teslim olmayı düşünmediler.
Erenköy düşerse, Kıbrıs Türk halkının var olma iradesinin en önemli mevzilerinden biri düşecekti.
İşte o günlerde, ölüm pahasına denizi aşarak Erenköy’e ulaşan Kıbrıslı Türk gençleri vardı.
Üniversite sıralarını, eğitimlerini, geleceklerini bir süreliğine geride bırakıp vatan savunmasına koşan gençler.
Dalgaları aşarak, küçücük teknelerle ve sandallarla Erenköy kıyılarına ulaşanlar.,
Mücahitler vardı. Şehit olacağını bile bile mevzisini terk etmeyen yiğitler vardı.
Erenköy yalnız değildi.
Gökyüzünde de Anavatan Türkiye’nin kanatları vardı.
Kıbrıs Türk halkının uğradığı saldırılar karşısında Türk Hava Kuvvetleri harekata geçti. Bu harekat sırasında uçağı vurularak düşürülen Hava Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel, paraşütle atladıktan sonra Rum kuvvetlerinin eline esir düştü.
Esaret altında maruz kaldığı ağır işkenceler sonucunda şehit edilen Cengiz Topel, Türk havacılık tarihinin ve Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinin de unutulmaz kahramanlarından biri oldu.
Onun Kıbrıs semalarındaki son uçuşu, Anavatan Türkiye ile Kıbrıs Türk halkı arasındaki bağın gerektiğinde canla ve kanla nasıl savunulduğunun tarihe kazınmış simgelerinden biridir.
Cengiz Topel’i unutmadık.
Erenköy şehitlerini unutmadık.
O gün Kıbrıs Türk halkının yanında duranları unutmadık.
Sonunda ayakta kalan, inancın, birlik ruhunun, dayanışmanın ve vatan sevgisinin gücü oldu.
Bugün üzerinde özgürce yaşadığımız bu topraklarda başımız dik yürüyebiliyor, bayrağımızı gururla dalgalandırabiliyor ve devletimize sahip çıkabiliyorsak, bunun temelinde Erenköy’ün karanlık sığınaklarında, mevzilerinde, kıyılarında ve semalarında yazılan o destanın da büyük bir payı vardır.
O yer altı yaşam alanları bugün hala sessizce ayaktadır. Duvarları konuşmaz !
Ama içine giren herkese sanki aynı hakikati fısıldar. “Özgürlük bize miras kalmadı; bedeli canla ödendi.”
Erenköy Direnişi’nin 62. yıl dönümünde, o karanlık sığınaklarda umudu yaşatanları, denizi aşarak kardeşlerinin yardımına koşan üniversiteli gençlerimizi ve mücahitlerimizi, vatan uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi ve Kıbrıs semalarında şehadete yürüyen Hava Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel’i rahmet, minnet ve dualarla anıyorum.
Hayatta olan kahraman gazilerimize sonsuz saygı ve şükranlarımı sunuyorum.
Erenköy bir direnişin, Erenköy ! yok edilmek istenen bir halkın “Ben buradayım ve var olmaya devam edeceğim” dediği yerdir.
Unutmadık. Unutturmayacağız.
8 Ağustos Erenköy Direnişi’nin 62. yılı kutlu, aziz şehitlerimizin ruhları şad olsun.
Serhat Akpınar
Demokrat Parti Genel Sekreteri
Girne Milletvekili